Ö

ödem  (edema)
Berlin ödemi (Berlin e.) künt göz travmalarından sonra özellikle makula çevresinde subretinal alanda sıvı birikimi.Genellikle kendiliğinden çözülür kistoid maküler ö. (cystoid macular e.) travma veya cerrahiye bağlı olarak makülada kistoid sıvı birikimi

Read More

O

oftalmektomi  (ophthalmectomy)
Enükleasyon

oftalmonörit  ((optic neuriti))
Optik sinirin iltihabı

oftalmopleji  (ophthalmoplegia)
Kas-sinir bileşkesinde veya kas lifi içinde geçici ve kalıcı değişikliklerle beraber görülen kas hareket bozukluğu grubudur eksternal ogöz kaslarının etrafındaki çift taraflı felcidir tam o.(total o)Tüm göz kaslarının felç olduğu durumdur.Göz hareket etmez

oftalmoskopi  (ofhthalmoscopy)
Oftalmoskop kullanılarak yapılan göz dibi muayenesi.

okülomotor sinir  (oculomotor nevre)
Gözün hareketlerinden sorumlu üçüncü kafa çifti

orbita (orbit)  (orbita (orbit))
İçine göz küresinin yerleşmiş olduğu göz çukurudur.

ortoforya  (orthophoria)
Her iki gözün orta hatta ,sabit olduğu,kaymanın olmadığı durum

ortoptiks  (ortoptics)
Şaşkınlıktan, göz kaslarının etkin biçimde çalıştırılması amacı ile kullanılan bir yöntem

ortoskop  (orthoptoscope)
Göz tembelliği, şaşkınlık, kas göz kasları anomalilerinde ortoptiks veya egzersiz tedavisi için kullanılan alet

Read More

N

nanoftalmus  (nanophthalmos)
Gözü oluşturan yapılarda malformasyon olmaksızın gözün nomalden küçük olamsı. Hipermetropi ve önkamara darlığı nedeni ile açı kapanması glokomuna eğilim vardır

nekrotizan  (necrotizig)
n. stromal keratit (n. stromal keratitis) korneanın stroma tabakasının viral iltihabına bağlı gelişir .kornea doku yıkımı görülür

neovaskülarizasyon  (neovascularization)
neovasküler yaşa bağlı maküler dejenerasyon (neovascular senil macular degeneration)yaşa bağlı maküler denerasyonların %10’unu oluşturur prognozu kötü olan tiptir. makula bölgesindeki retina altı dokuda yeni damar ve fibrovasküler doku oluşumu ile karakterizedir

nistagmus  (nystagmus)
Gözün istem dışı ritmik dalgalanma şeklindeki hareketleridir

norafibroma  (neurofibroma)
Sinir hücre kılıfından gelişen tümördür

nöroretinit  (neuroretinitis)
Görme siniri ile retinanın birlikte tutulduğu iltihabi olayları tanımlar

nöroretinopati  (neuroretinopathy)
Optik disk ile retinanın beraber etkilendiği patolojik durum

Nörotrofik korneal keratit  ()
Çeşitli sebeplerle bozulmuş korneal uyarıma bağlı,azalmış göz yaşı salınımı sonucu gelişen kornea iltihabıdır

Read More

M

madarozis  (madarosis)
Kirpik ve kaşlarda meydana gelen dökülme

megalokornea  (megalocornea)
Kornea çapında doğuştan glokom olmaksızın ortaya çıkan büyümedir. kornea bu durumda saydam normal durumdadır.

meibomian bezleri  (meibomain glands)
Alt veüst kapak tarsal konjonktivasında vertikal yerleşmiş 30 kadar yağ bezidir

meibomianitis  (meibomianitis)
Göz kapağındaki meibomian bezlerin iltihabı.tarsadenit

melanom  (melanoma)
Melanin pigmenti ihtiva eden hüçrelerden gelişen kötü huylu tümörlerdir. genellkle kahverengi-siyah olabilir

melanositoma  (melanositoma)
Optik sinir başında kahverengi-siyah izlenen lezyondurGenellikle iyi huyludur

metamorfopsi  (metamorphapsia)
Merkezi retina hasarlarına bağlı nesnelerin normalden farklı eğri büyrü algılanması şeklinde tanımlanan görme bozukluğu

mikroftalmi  (microphthalmia)
Gözlerin normalden küçük olması.Eğer gözün ön segment yapılan küçük ise ön mikroftalmi tüm göz küçükmalforme ise mikroftalmi olarak tanımlanır

mikrotropya  (microtropia)
On prizmdioptriden az kayma

miyasteni  ( myasthenia)
Çeşitli sebeplere bağlı kaslarda meydana gelen güç kaybı myasteni gravis Gözde, özellikle günü ilerleyen saatlerinde artan göz kapağı düşüklüğü tanıda önemlidir.

Miyop  (myopia)
Göze paralel gelen gelen ışınların retina önünde odaklanması

miyotonik distrofi  (myotonic dystrophy)
Otozomal baskın geçişli kas hastalığı olup,özellikle arka subkapsüler katarakt sık görülür.bu hastalıkta görülen katarakta özel olarak çam ağacı kataraktı da denir

molluskum  (mollscum)
Yumuşak deriden kabarık ,yuvarlak ve iyi huylu deri tümörleridir. m.kontagiosum(m.contagiosumpox virüsünün etken olduğu iyi huylutümör.

Mooren ülseri  (Mooren ulcer)
Periferik korneanın,sebebi tam olarak bilinmeyen ilerleyici ülseridir. Otoimmün bir damar iltihabı olarak da tanımlanmaktadır.Ülser zamanla kornea merkezine ilerler.Yaşarma,ışıktan rahatsızlık ,ağrı klinik bulgulardır İyileşme döneminde korneada yaygın damarlanma ve nedbe dokusu bırakır.

multipi skleroz  (multiple sclerosis)
Miyelin kaybıyla karakterize bir sinir hastalığıdır.Gözde ,klinik olarak arka optik nöropati meydana gelebilir

Müller Kası  (Müller muscle)
Üst göz kapağının kalkmasını sağlayan yardımcı kastır.Düz kas özelliğinde- dir.Sempatik sinir sistemince uyarılır.

Read More

L

lagoftalmus  (lagophthalmus)
Göz kapakların çeşitli nedenlere (fasiyal felç,ektropiongibi)bağlı olarak yeterince kapanamaması

lakrima  (lacrima)
Göz yaşı, göz yaşı sıvısı

lakrimal  (lacrimal)
Göz yaşı ile ilgili 1.bez (L gland)göz yaşının yapıldığı ve salındığı göz yaşı bezi

lakrimasyon  (lacrimation)
Göz yaşının salgılanması

LASİK  (LASİK)
Refraktif cerhi yöntemlerden biridir.Excimer lazer prensipleriyle benzer olup,en son kullanıma girmiş tekniktir.Excimer lazerden farkı,korneada fleb oluşturulup fleb altına lazer uygulaması ve flebin kapatılması şeklinde özetlenebilir

lazer  (laser)
argon 1.(argon L) diyabetik retinopati,senil maküler dejenerasyonlar, açı kapanması glokomunda sık kullanılır.Hem mavi(488nm)hemde yeşil (514nm)dalga boyu vardır.Avantajı hemoglobin ve RPE deki melanin pigmentince iyi emilmesidir.Dezavantajı makula ksantofil pingmentince emildiğinden foveaya yakın uygulanamamasıdır 1.fotokoagülasyon(1.photocoagulation)lazer ışının ısı enerjisi haline dönmesi suretiyle retinal doku hasarı oluşturma işlemidir.Diyabetik retinopati tedavisi başta olmak üzere, retina hastalıkları tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

lens  (lens)
Göz merceyi de denilen kristal lens önde iris ile arkada vitreus arasında yer alan siliyer uzantılardan ince ipliksi zonüllere asılı anatomik oluşumdur. korteks denen dış tabaka epinükleus denen orta ve nukleus denen çekirdek ten oluşur.Göze gelen ışığın kırılması ve odaklanmasından sorumludur. akrilik 1.(acrylic 1.) akrilik materyalden üretilmiş,kataraktlı göz merceğinin yerine takılan yapay lensakromatik 1.(achromatic 1.)kırmızı ve mavi ışıkta aynı fokal uzunluğa sahip mercekleraplanatik 1.(aplanatic 1.) küresel sapmalara bağlı düzeltme yapılmış mercek bifokal 1.(bifocal 1.)yakın görme problemi olanlarda uzak gözlüğünün alt bölümüne eklenmiş mercek intraoküler 1.(intraoculer1.)katarakt operasyonu sonucu çıkarılan göz merceğinin yerine kullanılan yapay merceklerdir.PMMA,akrilik,hidrojen ,silikon vb.kimyasalyapıları vardır.

lentikonüs  (lenticonus)
Göz merceğinde ön de veya arkada konik çıkıntısı oluşumu

levator  (levator)
Göz kapaklarının açılmasını sağlayan kas

lüksasyon  (luxation)
Lensin zonüller bağlantılarından tamamen ayrılarak normal pozisyonunu kaybetmesi

lökokori  (leukocoria)
Kelime anlamı olarak beyaz pupilla demektir.beyaz pupillaya neden olan belli başlı hastalıklar;retinoblastom,persistan hiperplastikprimer vitreus (PHPV),premature retinopatisi,doğuştan katarkt.kolombolar,üveit toksoplazmozis/toksokara,Coats hastalığı vitreus kanamaları,retinal displazilerve konjetinal yüksek myopidir

Read More

K

Kanaliküloplasti  (canaliculoplasty)
Göz yaşı kanallarının onarımını veya açılması içinyapılanlarım işleminin tümü

kantoliz  (cantholysis)
Göz kapağı genişlemesi amacıyla kantal ligamenti kesilmesi

kantoplasti  (canthoplasty)
İç ve dış kantusların göz kapağı çizgisinin amacıyla kesilmesi

kantotomi  (canthotomy)
Dış kantusun kesilmesi

kantus  (canthus)
Üst göz kapağı iç ve dış köşesinde yer alan deri kıvrımları arasındaki açı

kapsül  (capsula)
Göz merceğinin etrafını saran ön ve arka iki bölümden oluşan ve merceği çevreleyen zar şeklinde, merceğin en dış tabakası

kapsülotomi  (capsulotomy)
Katarakt ameliyatlarında merceğin kapsülü açılması arka k.(posterior c.) arka kapsülün cerrahi teknik ile veya Nd-YAG lazer ile açılması kapsüloreksis k. (capsulorrhexis c.) ön kapsülün kontrollü dairesel hareketle soyularak açılması konserve açma k.(can-opener c.) ön kapsül periferinde radial, birbiriyle bağlantı kesiler yaparak

katarakt  (cataract)
doğuştan k. (congenital c.) bazı bilinen nedenlerden dolayı (infeksiyonlar , metebolik hastalıklarvb.) ya da nedeni bilinmeyen durumlara bağlı olarak doğum anında var olan katarakt travmatik k.(travmatic c)künt veya penetran travma sonrası katarakt gelişimi.

keratit  (keratitis)
Kornea dokusunu çeşitli nedenlere bağlı iltihabı

keratoglobus  (keratoglobus)
Korneanın bütünü ile öne doğru globüler bobeleşme yapması.

keratohelkozis  (keratohelcosis)
Korneada herhangi birnedele ülser oluşması

keratokonus  (keratocınus)
Santral veya parasantral korneada incelme ve öne doğru bombeleşmeye bağlı olarak korneanın koni şeklini alması.

keratom  (keratome)
Gözün ön segment ameliyatlarında korneal kesi yapmak için kullanılan bıçak

keratomalazi  (keraomalacia)
Korneanın elastikiyetinikaybatmesi ve gevşemesi

keratometri  (keratometry)
Kornea merkezinin eğriliğini ölçmeişlemi

keratopati  (keratopati)
band k. (band k.) çeşitli nedenlere bağlı korneanın Bowman tabakasında kalsiyum tuzlarının birikimiyle karakterizekorneal hasar. Kronik, iridosiklit fitizis bulbi, serum kalsiyum ve fosfor artışı önemli nedenleridir. büllöz k.(bullous k)korneal endotel yetersizliğine bağlı gelişen bellöz hasar kapak skarları veya ciddi propitozise bağlı olarak yada pitozis ameliyatların sonra göz kapaklarının korneayı tam olarak kapatmaması ve göz yaşı flim tabakasının stabilitesinin bozulması sonucu gelişir. kristalin k. (crystalline k.) romatoid artrittedavisine altın kullanımı sonucu ya da sistozis hastalığında kornea stromasında depozid birikimi şeklinde izlenir. lipit k. (lipit k.)korneal dejerasyonlarından olup, sarımtırak, beyaz renkte stromada kolesterol, yağ ve fosfolid birikimi izlenir vorteks k. (vortex k.) heriki gözde sarı-griepitelyal depozid birikimi şeklinde izlenir. Göz bebeği alt tarafından başlayıp çevreye ışınsal dağılım gösterir. Fabry hastalığnda, klorokin, amiadoran, meperidin, indometazin klorpromazim ve temoksifen kullanımında izlenebilir

keratoplasti  (keratoplasty)
Anormal hastalıklı alıcı korneanın çıkarılarak vericiden alınan sağlıklı kornea dokusu ile değiştirilmesi işlemi olupbu nakil tam kat olabileceği gibi, belirli bir kalınlıktaki kornea doku parçasışeklinde de olabilir

keratoskop  (keratoscope)
Konsantrik halkaları kornea yüzeyine düşüren alettir

keratoskopi  (keratoscopy)
Korneaön yüzeyinin düzensizliklerinin belirlenmesindekullanılan bir yöntem.

keratotomi  (keratotomy)
Kornea eğriliğini değiştirerek miyopi ve astigmatimin tedavisi için korneaya yapılan kesiler

kese  (sac)
lakrimal k. (lacrimal s.) göz yaşı kesesi

kiyazma  (chiasm)
Her iki gözden gelen optik sinirin beyinde yaptığı çarpışma

klorokin  (chloroquine)
Antimalaryal bir ilaç olan klorokin günümüzde romatolojik hastalıklar ve bağ dokusu hastalıklarında kullanılmaktadır. Gözde korneal ve maküler hasara yol açar

Kolobom  (coloboma)
Genellikle doğuştan olmakla birlikte,yapılan ameliyatlara veya geçirilen travmalara bağlı olarak gelişebilen gözün herhangi bir bölümünde izlenen doku eksikliği

koni  (cone)
k.distrofisi (dystrophia of c.) koni hücre hasarına bağlı olarak düşük görme keskinliği,renk görme kaybı ve ışık kaybı vardır.Makula çevresinde halka şeklinde retina pigment epitel kaybı ve boğa gözü manzarası izlenir.

konjonktivit  (conjunctivitis)
Konjonktiva dokusunun çeşitli iç ve dış etkenlere bağlı olarak kızarıklık , akıntı, şişlik gibi klinik bulgularla karakterize iltihabıdır.

konverjans  (convergence)
Her iki medial rektus kasını kasılması ,letarelrektusların gevşemesi sonucu göz eksenlerin birbirine yaklaşımı ve odak noktasından gözlerin birleştirilmesi işlemi

kornea  (cornea)
Gözün ön bölümünden şeffaf,damar içermeyen,saat camı şeklinde bir doku olup limbusta sklera ile birleşir.Gözün kırma güçü en yüksek yapısıdır .5 ayrı tabakadan oluşur.bunlar dıştan içe doğru;epitel,bowman,stroma demse ve endoteldir k.farinata (c. farinata) derin korneal stroma bilateral,ince depozitlerin bulunduğu korneal dejenrasyon k.guttaa (c.guttaata) desme zarının arka yüzünde fokal kollajen birikimi

korneal abrazyon  (corneal abrasion)
herhangi bir nedenle korneal epitel tabakasındaki soyulmaya bağlı hasar

koroid  (choroıdea)
k.dekolmanı (c. detachment) göz içi iç basınç düşmesine bağlı olan cerrahi girişimler sonucu koroid seröz sıvı sızması koroidal neovasküler zar(choroidal neovacular membrane)retina pigment epiteli altında seröz sıvı birikimine bağlı olarak ,alttaki yapılardan ayrılma sonucu oluşan boşlukta yeni damarların ve bunu disk şeklinde membronöz skar oluşumunun takip etmesi

korteks  (cortex)
göz merceğinin nükleusunu örten ve çevreleyen yumuşak yapıdakı dış tabakasıdır.kapşül ile çevrelenmiştir

krezent  (crescent)
Göz ameliyatlarında kullanılan uçu yarım ay şeklinde keskin bıçak

kriyoekstraksiyon  (cryoextraction)
katarakt ameliyatı esnasnda merceğin -80 derecededondurularak çıkarlması

kriyoekstraktör  (cryoextractor)
Göz merceğinin dondurma yöntemi ile çıkartılması için kullanılan alet.

kriyopeksi  (cryopexiy)
aşırı soğuk uygulayarak bir doku yerine yapıştırma işlemi

kriyoterapi  (cryotherapy)
Dondurma yöntemi kullanılarak glokom retina

Read More

J

Jones boya testi  (Jones dye test)
Kısmi gözyaşı kanalı tıkanıklıklarında tanı amacı kullanılan testtir. Göze damlatılan ya da kanala verilen boyanın burun yolu ile atılımının olup olmaması göre sonuç verir

Jones tüpü  (Jone tube)
Kanaliküllerin tümü ile iş göremez olduğu durumkarda konjonktiva ile burun boşluğu birleştirmek amacı ile içkantusu yerleştirilen özel bir tüp

Read More

İ

implant  (implant)
Vücudun bir parçası olmayıp, aynı görevi görme aracı ile dışardan geliştirilen araç

implantasyon  (implantation)
intraoküler lens i. (intraocular lens i.) kataraktameliyatında çıkarılan göz merceği yerine dışardan konulan yapay lens.

indosiyanin yeşili  (indocyyanine green)
Koroidi ayrıntılı olarak görüntülemek için kullanılan boya.

insizyon  (incision)
Ameliyat anında dokuda yapılan kesi işlemi

intrakapsüler  (intracopsular)
Göz merceğinin kapsülü içinde

intravitreal  (intravitreal)
Vitreus sıvısı içinde yer alan

invazyon  (nvasion)
Tümör dokusunu komşu dokulara yayılımı.

iridodonesis  (iridodonesis)
Göz hareketleri ile iris dokusunda meydana gelen titreme hareketleri

iskemi  (ischemia)
Bir doku veya organa giden kan akımının azalması veya kesilmesine bağlı olarak meydane gelen durum i.optik nöropati optik siniri besleyen kan damarlarında, kan akımının azalması veya durmasına bağlı olarak optik sinirde hasar olması

Read More

H

Habb çizgileri  (Habb striate)
Doğuştan glokomda uzun süreli stromal ödeme bağlı desme tabakasında izlenen çizgilenmeler

halo  (halo)
Parlak cisimler etrafında oluşan hale

haptik  (haptic)
Göz içi lenslerinin çeşitli şekilde dizayn edilmiş bacak kısmı

hemianopsi  (hemianopsia)
Görme alanının yarısının görülememesi şeklinde tarif edilen görme kayıpları

hidrodelinasyonu  (hydrodelineation)
Katarakt ekstraksiyonu kolaylaştırmak için sıvının nukleus ile etrafındaki dokular arasına verilmesi

hikrodiseksiyon  (hydrodissection)
Katarakt ameliyatı lens korteksi ile kapsülü arasındaki bağların gevşetilmesi amacı ile sıvı kullanılması işlemi

hipermetropi  (hyperopia)
Görüntünün retina arkasına düşmesi nedeniyle oluşan kırma kusuru

hipertelorizm  (hypertelorism)
Genel olarakiki organ arası uzaklığın normalden fazlaolduğu belirten bir terim oküler h. (okülar h.) iki göz arası mesafenin normalden fazla olması

hipertropya  (hypoesthesia)
Gözün görme ekseninin normalden yukarı saptığı şaşılık türü

hipotropya  (hypotropia)
Gözün görme ekseninin normalden aşağı saptığı şaşılık türü

hiprops  (hydrops)
korneal h. (corneal h.) keratokonusda demse tabakasında yırtılmaya bağlı, ani kornea ödemi gelişmesi ve korneanın saydamlığını kaybetmesi

hiyaloid membran  (hyaloid membrano)
Vitreus kavitesini saran ince membran. Ön ve arka liyaloid membron olmak üzere iki kısımdan oluşur

homosistinüri  (homocystinuria)
Bu hastalıkla göz merceği zamanla aşağı doğru kayar

hordeolum  (hordeolum)
Göz kapağı kenarında yer alan yağ bezlerinin iltihabı.Genelde etken stafilokoklardır dış h. (extermal h.) Zeiss ve kirpik foliküllerde tutulur İç h.. (internal h.) meibomian bezleri tutulur

Read More

G

galaktozemi  (galacosemia)
Doğuşta galaktoz 1-fosfat üridiltranferaz veya galaktokinaz emziminin olmamasıyla belirgin olan metabolik hastalıktır. Doğuştan katarakt nedenlerden olup, yağ damlası görünümünde lens kesafeti yapar

gler  (glare)
Göze gelen ışınların yansımasına bağlı olarak hissedilen göz kamaşması olayı

glioma  (glioma)
Glial dokudan gelişen tümöral oluşum

glokom  (glaucoma)
doğuştan g. (congenital g.) başka bir göz anomalisi olmaksızın doğumla beraber göz içi basıcın yüksek olması ile karakterize

greft  (graft)
Canlılığı korunarak, bir yerden alıp, diğer bölgeye aktarılan doku parçası g. reddi (g.failure) alıcı doku tarafından verici dokunun hasara uğratılması olayıdır.Erken dönemde korneal endotelyal yetersizlik nedenken, geç dönemde bağışıklık mekanizmasına bağlı gelişir korneal g. (corneal g.) kornea nakli için vericiden alınan kornea dokusu.

göz kapağı  (palpebrae)
Deri, kas, fibröz doku ve müköz zarlardan oluşur. Alt ve üst bölümdür ve göz travmalardan korur, göze gelen ışığı ayarlar. Orbital ve tarsal iki kısma ayrılır. Kapakların serbest sonlanan kısımda bir yada birkaç sıra kirpik sıralanmıştır. göz kapağı yarığı (palperad fissure) gözler açık iken göz kapaklarını oluşturduğu elips şeklindeki açıklıktır göz kapağı konjonktivası (palperad conjunctiva) göz kapaklarının arka yüzünü döşeyen konjonktiva bölümü

Read More